TÜRKİYE’nin millî bağımsızlık temelli devlet aklının ön inşâsında Sayın Erdoğan’ın liderliğinin stratejik güç olduğunu tüm dünya öğrendi.

Ancak dünya, Türkiye’den vazgeçmeyecek kadar hırslı!

Çünkü özellikle Batı, Türkiye’yi kendi kontrolünde kılmak için devlet aklını sömürgeci bir modelle şekillendirmek, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra elde ettiği alanı boşaltmak ve Türkiye’yi bırakmamak için bütüncül bir anlayışla mücadele veriyor.

Artık savaş teorisinin değiştiği bir dönemdeyiz.

Artık sadece konvansiyonel unsurlarla yürütülen savaşlardan bahsedemeyiz.

“Savaş” kavramı, cephe önü ve cephe görüsünü bir arada tutan, ekonomik, finansal, siyasal, psikolojik ve medya boyutuyla her alanı kapsayan bütünsel bir yaklaşımla ele alınmalı.

Türkiye bugün AK Parti iktidarının 15 yıllık başarısı üzerinden devlet aklının dönüşümü ve bu dönüşümün milletleşmesiyle elde ettiği güç noktasını zirveye taşıdı.

Ancak bu gücü geriletmek isteyen güç unsurları, Erdoğan’sız siyaset arayışı noktasına odaklanmış durumdalar!

Türkiye’yi Erdoğan’sızlaştırmak, dolayısıyla bu ülkede işleyen siyaset kurumunu da ondan azade kıldıkları bir alan hâline getirerek alışmış oldukları, kendi yoğurup kendi pişirdikleri insan tiplerini idareye hâkim kılmak istiyorlar.

Bunun mümkün olmayacağını biliyoruz, ancak…

Üzücü ve tehlikeli olan şu: Erdoğan’sız siyaset arayışı karşı mahalle içerisinde değil!

Bu hamle çok ciddî ve altyapısı âdeta hazırlanmış…

Karanlık mahfillerde küresel güçlerle ittifak ederek “Erdoğan’sızlaştırılmış siyaset alanında biz varız!” diyen, bize benzeyen ama bizden olmayan çok miktarda profilin varlığından haberdarız!

Başarılı olamayacaklarından eminiz!

Ancak dikkatli olmak zorundayız!

Peki, Türkiye Erdoğan’sızlaştırılma yoluna girer mi?

Türkiye bu yola girmeyecek!

Ancak Erdoğan’sız ya da Erdoğan sonrası bir siyaset dizaynı noktasındaki pazarlıkların hangi boyutta olduğunu biliyoruz.

Cumhuriyetimizin de bu konuda çok dikkatli olması gereklidir.

Önümüzdeki yüz yılın şekillendiği bu süreçte dikkat etmemiz gereken çerçeve şöyle biçimlendirilmiş: “Demokrasi, özgürlük, serbest piyasa” kavramlarının arkasına saklanarak Türkiye’nin bağımsızlığını zapturapt altına almaya çalışan içerideki ve dışarıdaki güçlerin ittifakı karşımızda!

Bu ittifaka karşı milletimizin Sayın Erdoğan ile kurduğu bir olma ruhunun, her dem küllerinden yeniden doğan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet bekâsı için çok kıymetli olduğunu söylememiz gerekir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mesut murat 2019-12-17 00:02:05

biz afganistan ozbekleri olarak her zaman turk milletin ve dunya muslumanlarin lideri sayin RECEP TAYIP ERDOĞAN'n yanindayiz yediden yetmişe ne mutlu turkum diyene ...

Avatar
Fehmi şen 2019-12-17 02:18:14

Abi ben senin her kelimene imza atacağımı bilirsin
Bugün kanallardaki tartışmaları dinledim bu ülkede
Erdoğan sız bir ülke olayı Davutoğlu nun Başbakan
Olduğu dönemde alt yapısı iyice kurulmaya başlandığınızı
Konuştular doğru bence
Sizinde tivitinizde Akparti nin içindeki Akp liler hiç
Kendilerini irdeledilermi diyorsun
Katılıyorum bende soruyorum
Akparti katıldığı tüm seçimlerden em başarısız seçim son yerel
Seçim di
Birtane si çıkıp ben başarısızım deyip istifa eden yok
Hatta İstanbul hareketi hakkında İst. İl başkanının
Bu hareketi tanımadığını m. Külünk şovu dediğini
Duyduk ve kendisinin seçim kaybettiği halde hala
Orda tutulduğuna ben bir anlam veremiyorum
Sokaktaki insanlara inandırıcı ne söyleyelim bunlar
Oradayken.