Bu haber kez okundu.

İngilizlerin Asil Modeli Siverek Sokaklarında

Burcu Çetinkaya'nın Range Rover testi Nedim Atilla fotoğrafları ile Turing Dergisi'nde yayınlandı.

İşte o test...

1948 yılında hikayesi başlayan bir otomobil firması ve o markanın ürettiği Range Rover modeli, günümüze kadar birçok evrim geçirmiş ve bugünkü hali vücud bulduktan sonra biz Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bakışmış ve tanışmışız. Gerçekten de ilginçtir ki, hayatı otomobillerin içinde geçen birisi olarak daha önce arkadaşlarımın Range Rover’larında bir iki yolculuk harici, Range Rover ile yakın bir tanışıklığım yoktu. Range Rover Sport’la daha samimi olsak da Range Rover’la sadece uzaktan bakışırdım ve biraz da soğuk gelirdi kendisi bana. Şimdi ise soğuktan ziyade, ciddi, güçlü ve asil olarak değişti fikirlerim. Hikayesi 1966 yılında başlayan Range Rover’ın babası Charles Spencer “Spen” King ilk model için ilhamın Land Rover’ın yol dışı kabiliyetleriyle Rover Sedan aracın konfor ve yol üzerindeki kabiliyetleriyle birleştirme fikrinden geldiğini söylemiş. Range Rover deyince bugün hala ilk akla gelen özelliklerden birisi de bu. Hem şehirli hem “off-road” seven, her zeminde kabiliyetleri olan ama konfordan da vazgeçmeyen bir model. Bence o günden bu güne bir önemli özellik daha kazanmış. Range Rover artık bir imaj ve statü simgesi haline de gelmiş durumda.

Siverek’in köylerinde gezerken arazide, farklı hava koşullarında performans olarak çok rahattı ve güven verdi. Ama araziden biraz daha hızlı zemine ve otobana çıktığımda ise yerden yüksekliği ve kütlesinin ağırlık sebebiyle biraz hantal kaldığını itiraf etmem lazım. Aracın kilosunun 3.000 kg üzerinde olduğu düşünülürse bu da çok doğal. Hem sürücü koltuğu hem de arka koltuğu uzun yolculuklarda deneme imkanım oldu. Kesinlikle sürücü koltuğunu ve ön yolcu koltuğunu arka koltuğa tercih ederim. Arka koltuğun ise en önemli avantajları arasında eğer long modeli kullanıyorsanız, uzun ve rahat olan diz mesafesi var. Yine size bu güzel fotoğrafları çekebilmek için Siverek’in eski taş duvarlı sokaklarına doğru gittiğimizde karşımıza çıkan, dar geçişlerde sürüş hünerlerinizi kesinlikle konuşturmanız gerekiyor. Çünkü aracımız tam olarak bir tank boyutlarında olmasa da tank gibi desek sanırım kimsecikler itiraz etmez.
 
Aracımızın içinde ise sade görünümünün arkasında gizlenmiş son derece lüks ve teknolojik bir orta konsol var. Bu ekranda dış kameralardan, otomatik park sistemine, navigasyondan, müzik sisteminden, dört tekerlekten çekiş sistemini gösteren detay ekranına kadar oldukça akıllı bir bilgisayar var. Bir sevdiğim özelliği de bu ekranın hem sürücü hem de ön koltuktaki yolcu tarafından aynı anda farklı özelliklere bakmak için kullanılabilmesi. Yine orta konsolda vites kumandası, farklı kullanım şartları için ayar düğmesi, yerden yüksekliği ayarlayan düğmeler var. Bu arada boyumun çok uzun olmamasından sebep araç yüksek ayarlardayken binmekte zorlandım. 22.5 cm’den 28.5 cm’ye kadar ayar yapmanın mümkün olduğu o düğmeyi keşfetmek biraz zamanımı alsa da, yine farklı zeminlere karşı donanımlı olan Range Rover başarısını burada da göstermiş.
 
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?

• Range Rover Fransa’da Louvre Müzesi’nde “Endüstriyel Tasarım Eseri” olarak
sergilenen ilk araçtır.
 
• Range Rover dördü James Bond 007 filmi olmak üzere 1433 film ve televizyon
programında yer almıştır.
 
• Range Rover sahibi ünlüler arasında İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, Müzisyen
Bruce Springsteen, Paul McCartney, Michael Jordan, Tom Cruise gibi isimler var.
 
• İlk Range Rover 1970 yılında üretilmiştir.
 
• Jaguar markasını da alan Hintli Tata Motors, bugün Land Rover markasının da
sahibidir.

Böylesine güçlü, büyük, ağır bir aracı taşıyan motor ise 3.0 litrelik, V6 turbo dizel, 258 beygir güç ve 600 NM tork üreten oldukça keyifli ama ekonomik anlamda da hatırı sayılır bir yakıt bütçesi de gerektiren bir motor. O km’den 100 km’ye ise 7.9 saniyede çıkan Range Rover, saatte en fazla 210 km sürat yapabiliyor. Range Rover ülkemizde üç farklı donanım seviyesinde satılıyor. Ayrıca uzun olarak da iki farklı donanım seviyesi mevcut. Bir diğer seçenek de aynı motora ek olarak 35 kw elektrik motorunu kombine eden hibrit modeli. Bu model ise iki farklı donanım seviyesiyle satılıyor.

Yani Range Rover almak isteyenler için toplamda 7 farklı seçenek mevcut. Benim test ettiğim “Autobiograpy” yani en yüksek donanımlı olan Range Rover’da ise; koltuk ısıtması, soğutması, masaj yapan koltukları, direksiyon ısıtması, işçilik detayları, koltuk hafızası, televizyon sistemi, park yardım sistemi, arka koltuk dvd sistemi gibi birçok özellik var. Fiyatına gelirsek özellikle rahatlıkla İstanbul’un en lüks semtlerinde bir daire alabileceğiniz bir fiyata sahip. 772.000 TL’den 1.000.000 TL’nin üzerinde olan rakamlara kadar fiyatı çıkabiliyor. Birçok farklı kabiliyeti aynı çatıda toplayan Range Rover lüks sınıfta yerini sağlama almış bir otomobil. Özellikle güç, asalet ve özgürlük simgesi haline gelmiş durumda. Range Rover o kadar imajını sağlama almış ki markası olan Land Rover’ı bile sollamış ve birçok insan modelin ismi olan Range Rover’ı aslında markanın ismi zannediyor. Sonuçta bu güçlü imaj ve özellikleri almak istiyorsanız cebinizin sağlam olması lazım. Ben Range Rover’la vedalaşırken en çok cüssesini ve arazi kabiliyetlerini sevdim. En çok da asfalt virajlarda arka koltukta oturmanın biraz savurucu, sarsıcı etkisini ve yine arka koltuğun ortasındaki lüks donanıma sahip orta konsol sebebiyle boydan boya arka koltuğa uzanamadığım için eleştirdim.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

son dakika haber kolaj