Metin Külünk'ten Nedim Atilla'ya Önemli Açıklamalar

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, gündemi MEDYAURFA.COM’a değerlendirdi. ’Özü sözü bir, İstanbul beyefendisi ile mert, mağrur ve hırçın karadeniz delikanlısının karışımı’’ tanımı yapılan, mütevazi tavırları, dik duruşu ve gündeme ilişkin önemli tespitleri ile geniş kitleler tarafından sosyal medyada beğeni ve paylaşım yağmuruna tutulan Külünk, yine önemli açıklamalar da bulundu.

banner55

Metin Külünk'ten Nedim Atilla'ya Önemli Açıklamalar

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, gündemi MEDYAURFA.COM’a değerlendirdi. ’Özü sözü bir, İstanbul beyefendisi ile mert, mağrur ve hırçın karadeniz delikanlısının karışımı’’ tanımı yapılan, mütevazi tavırları, dik duruşu ve gündeme ilişkin önemli tespitleri ile geniş kitleler tarafından sosyal medyada beğeni ve paylaşım yağmuruna tutulan Külünk, yine önemli açıklamalar da bulundu.

24 Temmuz 2017 Pazartesi 09:39
12535 Okunma
Metin Külünk'ten Nedim Atilla'ya Önemli Açıklamalar
banner81

AK Parti İstanbul Milletvekili Külünk, telefon bağlantısı ile MEDYAURFA.COM Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Nedim Atilla’nın sorularını yanıtladı.

Külünk, 15 Temmuz’dan, CHP’nin Adalet yürüyüşüne, yargı dan ülkücü camiadaki yeni parti kurma çalışmalarına birçok önemli konu da gündeme ilişkin açıklamalar da bulundu.

İşte o röpörtaj…

15 Temmuz’un birinci yıl dönümünde, 15 Temmuz ruhunu gördünüz mü ?

Değerli kardeşim öncelikle Şanlıurfa halkına ve okuyucularınıza selam ediyorum. Şanlıurfa Milli mücadelede ve istiklal savaşında Fransız işgaline karşı ortaya koyduğu direnişle ve mücadele sebebiyle TBMM tarafından “Şanlı” unvanına layık görülmüştür.

İşte 15 Temmuz ruhu, Şanlıurfa halkı gibi tüm milletimizin çoluk çocuk, kadını erkek, yaşlısı genci yek vücut olup bağımsızlık mücadelesi verdiği İstiklal mücadelesinin bir devamıdır. Bu ruh milletimizin bağımsızlık tutkusu ile ay yıldızlı bayrağının temsil ettiği vatan sevdası ve mukaddesatına olan bağlılığının bir ifadesidir.

15 Temmuz 2016 Darbe ve İşgal girişimine karşı koyan milletimiz “şanlı” bir direniş ile milli mücadele ruhunun canlığını bir kez daha ispatlamıştır. Bu darbe ve işgal girişiminin birinci yıldönümünde halkımız İstanbul ve Ankara başta olmak üzere yapılan etkinliklerde ve tüm illerimizde meydanları doldurarak, 15 Temmuz Ruhunun canlılığını bir kez daha ortaya koymuştur. 15 Temmuz Ruhu diridir ve kahraman milletimiz var oldukça devletimizin bekası için canı pahasına bu ruhu yaşatacaktır.

Ancak 15 Temmuz ruhunu anlamayan, anlamak istemeyen kontrollü ruhlar vardır. Milletten uzak olan bu kişi ve gruplar asla milletimizi anlamamakta ve milletimizi temsil etmemektedirler. Şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatırasına ihanet etmektedirler. Milletimizin aklını yalan, dolan, iftira ve çeşitli propagandalarla karıştırmak istemektedirler.

Yabancı devletlerden medet ummakta, utanmadan başka devletlerin ve güçlerin Türkiye’ye baskı yapmasını istemekte, bunun için manipülatif gerekçeler uydurmaktalar ve yabancı medya aracılığıyla gerçek dışı bir algı yaratmak istemektedirler.

Şanlıurfa halkı başta olmak üzere milletimizin her bir ferdi bu oyunlara itibar etmemekte ve 15 temmuz ruhunu aynı heyecan ve kararlılıkla yaşatmaktadırlar.

CHP’nin, TBMM’deki 15 Temmuz oturumuna ve 15 Temmuz etkinliklerine katılmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz ? ‘’CHP FETÖ ile bağlantılı’’ iddialarını güçlendiriyor mu bu tutumları ?

Maalesef 15 Temmuzu saklandıkları evlerden izleyenler, havaalanından kontrollü olarak tankların çekilmesiyle ayrılanlar, TBMM de bombalar altında o gece meclise ve milli iradeye sahip çıkan kendi arkadaşları başta olmak üzere tüm milletimize ihanet içindeler.

Yenikapı’ya istemeyerek ve inanmayarak gelenler, ertesi günden itibaren millet ekseninden uzaklaşmışlar “kontrollü darbe” imalarıyla FETÖ mensuplarına umut olmaya başlamışlardır. Sözde Adalet yürüyüşünde terör örgütleriyle kol kola yürüyenler maalesef ne PKK ve DHKPC tarafından şehit edilen ne FETÖ tarafından haince şehit edilen evlatlarımızın yanında teröre karşı tek söz etmemişlerdir.

MİT tırları ihanetini tezgahlayan ve basına servis eden vatana ihanetten yargılanan sözde gazeteciler için ayağa kalkanlar yollara dökülenlerin CHP oy veren yerli ve milli seçmenimizi de temsil etmediğini biliyoruz. Anadolu’da muhalefet partilerine oy vermiş olmasına rağmen özellikle CHP nin yönetim kademesine karşı ciddi bir itiraz ve rahatsızlık vardır.

FETÖ tarafından hazırlanan senaryolarda figüran durumunda olanların millete umut olmak yerine vatanına ve milletine ihanet eden FETÖ mensuplarına umut olmayı tercih ettiği, 15 Temmuz yıldönümü gecesine katılmamaları ile bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Halkın FETÖ mücadelesine bakışı nasıl ?

Halkımız son derece yüksek bir farkındalık seviyesinde tüm olan bitenleri izlemekte siyasi aktörlerin yerli ve milli olmayan söylemlerine itibar etmemektedir. 100 yıllık bir mücadelenin devam ettiğini gören milletimiz devletine sahip çıkmakta her ne olursa olsun demokratik siyasetten, hukuktan ve adaletten taviz vermemektedir.

Milletimiz darbelerden, cuntalardan, muhtıralarla demokrasiye müdahalelerden çok çekmiştir. Hesap sorulamayan generallerden, hoca kılıklı teröristlerden, barışı dilinden düşürmeyen terörist siyasetçilerden çok çekmiştir. Halkın faydasına tek bir icraatı bulunmayan ve ipleri kimin elinde olduğu belli olmayan kukla siyasilerin gayet farkındadır.

Milletimiz bu sebeple yerli ve milli duruştan taviz vermeyen milletimizin tartışmasız liderliğini kabul ettiği Sn Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ve hareketinin samimi mücadelesinde yanında olduğunu belirtiyor.

Bu süreçte FETÖ’yle mücadele etmeyen, ediyor gibi görünen, kendini gizleyen, süreci sabote eden, kafaların karışmasına sebep olanlar da milletin ve devletin kararlı mücadelesi karşısında yok olup gideceklerdir.

Vatandaşlar yargıya güveniyor mu ?

15 Temmuz gecesi hemen tutuklama kararı çıkaran başsavcılarımız ve hakimlerimiz ile polisimiz ve darbecilerle birlikte olmayan vatansever askerlerimiz birlikte kahramanca mücadele etmiştir. Bu süreçte yargı bürokrasisinden ayıklanan FETÖ ilişkili kişiler tutuklanmış ihraç edilmiş ve açığa alınmıştır. Bu sebeple yargı üzerinden manipülatif eylemler ve kararlar ile adalet sistemi ve yargı kurumuna gölge düşürme çabalarının farkındayız. Milletimiz bu süreçte devletinin yanındadır ve yargı kurumu devletin vazgeçilmez bir unsuru olarak güçlü bir şekilde görevini sürdürmektedir.

CHP’nin adalet yürüyüşü ?

Milletin adaleti için, şehitlerin adaleti için yürümeyenler kendilerine özel adalet istiyorlar. Bu yürüyüş kontrollü bir şekilde “Adalet” soslu teröre destek yürüyüşüdür. Zaten açıkça terör örgütü unsurlarıyla birlikte yürüyerek bu yönünü gizlemeye bile ihtiyaç duymadılar. Bu yürüyüş iç kamuoyuna değil tamamen dış ülkeler ve yabancı basın kuruluşlarının Türkiye’ye karşı kamuoyu yaratmaya yönelik servis edilmek üzere senaryosu Pensilvanya ile örtüşen bir yürüyüştür. Milletimiz itibar etmemiştir. Her şeye rağmen hükümetimiz güvenli bir şekilde tamamlanmasını sağlamış çok arzu ettikleri provokasyona fırsat vermemiştir.

Ümit Özdağ, Meral Akşaner’in Genel Başkanı olacağı bir parti kuracaklarını açıkladı. Yeni oluşum MHP’yi ne kadar etkiler ?

Milliyetçi hareket ve ülkücü gelenek Türk-İslam geleneğinin hakim olduğu yerli ve milli bir harekettir. Sayın Devlet Bahçeli bir muhalefet lideri olarak siyasi iktidara karşı eleştirilerini yapmakla beraber devletine ve devlet başkanına sahip çıkmıştır. Sayın Bahçeli şahıslar üzerinden, değil milli devlet ve beka üzerinden siyaset okuması yapmış ve 15 Temmuzun açık bir işgal girişimi olduğunu görerek “şanlı” urfa halkının 100 yıl önce yaptığını anlayan bir sezgi ile darbeye ilk saatlerden itibaren karşı çıkmış ve kontrollü bir şekilde evden izleyenlerden kesin bir şekilde ayrılarak devletin ve milletin yanında saf tutmuştur.

Bunun dışında Türkiye’de demokratik siyaset mekanizmaları ve sivil toplum mekanizmaları son derece sağlıklı bir şekilde işlemektedir. Ülkenin geleceğine dair siyaset yapmak isteyen geleceğe dair söyleyecek sözü olanları siyasi parti kurmak dahil tüm seçenekleri için tüm yollar açıktır. MHP içinde ki parti içi tartışmalar bizim dışımızda konulardır. Ancak FETÖ’nün yıllarca kullandığı kandırdığı ve devletine ve milletine karşı suça teşvik ettiği insanlar da dahil sivil siyasette söyleyecek sözleri varsa bir siyasi parti olarak ortaya çıkmaları daha doğru olacaktır. Geçmişte FETÖ’cü olanlardan siyasi parti kuranlar oldu sonra ilk önce kendileri istifa ederek hüsrana uğradılar. Mesela; Demokratik Gelişim Partisi ve Milat Partisi diye partiler kurdular ve ilk önce kurucuları istifa etti. Çünkü bunların asıl uzmanlık alanı açık ve şeffaf faaliyet yapmak yerine, var olan kurumları ele geçirmek ve teslim almak ürerinedir. Yani FETÖ devletin kurumlarını ele geçirerek paralel devlet gibi davranmıştır. Çeşitli görüşlerden STK lar ve hatta dini cemaatlere ve Alevi derneklerine bile sızarak kendini gizleyen bir örgüt anlayışı ile hareket etmektedir.  FETÖ bugün ana muhalefet partisinde gördüğümüz gibi mevcut yapıları kendi emelleri doğrultusunda yönlendirerek kendilerini göstermeden gizli ve kirli amaçlarına ulaşma gayretindedirler. Bu sebeple açık olarak şeffaf bir şekilde siyasetin er meydanına çıkacak olanlara sözümüz olmaz.

İLGİLİ HABERLER...

BİR YIL ÖNCE DARBE YAPACAKLAR DEDİM

KÜLÜNK: HESAPLARI BİTMİŞ DEĞİL

ERDOĞAN KÜLÜNK AİLESİNİ ACI GÜNLERİNDE YALNIZ BIRAKMADI...

Son Güncelleme: 25.07.2017 08:18
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.