6 Şubat depremlerinde Haliliye ilçesi İpekyol Mahallesi'ndeki 6 katlı bir apartmanın 2'nci katındaki evlerinde olan UMKE görevlisi İstemi ile eşi ve 3 çocuğu, arama kurtarma ekiplerinin çalışmaları sonucu depremden 10 saat sonra yaralı kurtarıldı.

İstemi, AA muhabirine, ilk sarsıntıyla uyandığını, çocuklarına ve eşine seslenerek korkmamaları için yanlarına gittiğini söyledi.

Şanlıurfa'da bağdaki konteynerde çıkan yangında 1 kişi öldü Şanlıurfa'da bağdaki konteynerde çıkan yangında 1 kişi öldü

Eşi ve çocuklarıyla evde oluşturduğu yaşam alanında beklerken binanın çöktüğünü belirten İstemi, ilk etapta kimseden ses alamadığını ancak bir süre sonra eşinin sesini duyduğunu ifade etti.

İstemi, enkaz altında beklerken arama kurtarma ekiplerinin kendilerine ulaştığını vurgulayarak, "Bir süre sonra bir polis bize el feneri ile bir şişe su verdi. Ekiplerin uzun çalışması sonrası depremden 10 saat sonra kurtarıldık. O anları hatırladıkça sıkıntılar yaşıyoruz. Büyük kızım Nevşehir'deki ablasının yanına gitmişti, diğer 3 çocuğum ile ben ve eşim evdeydik. Çok şükür hepimiz kurtulduk. Yani bu Rabb'imin bir mucizesiydi, bize hayat üçgeni oluştu. Bizim binada yaşayan 49 kişiden 40'ı vefat etti." dedi.

- Gölcük, Elazığ ve Van'daki depremzedelerin yardımına koştu

Kendisinin UMKE görevlisi, 2 çocuğunun ise AFAD gönüllüsü olduğunu aktaran İstemi, daha önce Gölcük, Elazığ ve Van depremlerinde de görev yaptığını dile getirdi.

İstemi, "Her seferinde biz kurtarmaya giderken, bu sefer biz kurtarılmaya muhtaç olduk. Deprem eğitimi bilinciyle çocuklarıma hakim olayım, yanımda kalsınlar, korkmasınlar istedim. Küçücük bir delik açıldı, soba bacası kadar, o ışığı görünce yaşadığım duyguyu anlatmak çok zor. Çocuklara 'Korkmayın bize yetiştiler' dedim. Daha önce depremlerde görev yaptım ama bir gün benim de başıma gelir diye aklımın ucundan dahi geçmiyordu." ifadelerini kullandı.

- "Halen geceleri korkarak uyuyorum"

Eyüp Sabri İstemi'nin kızı Nisanur ise çok şiddetli bir sarsıntıyla uyandıklarını ve insanların en çaresiz kaldığı dönemlerden birini yaşadıklarını anlattı.

Adeta mahşer anını yaşadıklarını, babası ve kardeşleriyle bir araya geldikten hemen sonra binanın çöktüğünü kaydeden Nisanur İstemi, şöyle devam etti:

"Yaklaşık 20 dakika baygınlıkla uyanıklık arasındaydım. Uyanınca kardeşlerim, annem ve babamı aradım. Çok şükür hepsi sağdı ve hemen yardım istemeye başladık. Tüm depremlerde insanların 'Sesimi duyan var mı?' diye bağırdıklarını duyunca 'Allah yardımcıları olsun' diyordum ama bu defa kendim 'Sesimi duyan var mı?' diye bağırmıştım. Sesimizi bir şekilde duyurduk ve arama kurtarma ekibi gelip bizi kurtardı. Onların haklarını asla ödeyemem, bize yeniden bir hayat sundular, çok zorluklarla mücadele ederek bizi kurtardılar. Allah hepsinden razı olsun. Babam UMKE görevlisi olduğu için depremlerle ilgili sürekli bizi bilgilendirirdi. Ben de bir AFAD gönüllüsüyüm. Bunların bize çok faydası oldu çünkü o an merdivenlere gitseydik hepimiz ölebilirdik."

Deprem sırasında bilinçli hareket etmelerinin belki de hayatta kalmalarını sağladığına işaret eden İstemi, "Hepimiz ne yapmamız gerektiğini biliyorduk. İyi ki babam arama kurtarma ekibinde görevli ve iyi ki AFAD gönüllüsü olmuşum. Halen geceleri korkarak uyuyorum. Birçok zaman aklıma gelince gözlerimi tekrar açıyorum. Yıldönümü yaklaştıkça uykularım kaçıyor. Umarım bir daha böyle felaket yaşanmaz. Umarım hiç kimsenin başına gelmez. Biz enkazdan çıktık, buruk bir sevinç yaşadık çünkü ne olduğunu anlayamamıştık. Ailem kurtulmuştu ama kimler öldü, kimler kaldı bilmiyorduk." diye konuştu.