Seyitoğlu, söz konusu fay sisteminin 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli taşıdığını belirtti.

Bursa’daki deprem riskiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, Bursa Ovası’nı boydan boya geçen bir fay üzerinde yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Seyitoğlu, Türkiye Diri Fay Haritası’nda Bursa ve çevresinde yer alan fayların, 1855 yılında meydana gelen depremlere neden olan faylar kadar uzun olmadığını belirterek, kendi çalışmalarında belirledikleri fayın yaklaşık 94 kilometre uzunluğa ulaştığını ifade etti.

Tarihi kayıtlardaki hasarlara ilişkin incelemelerin, 1855 yılında söz konusu fayın yaklaşık yarısının kırıldığına işaret ettiğini aktaran Seyitoğlu, rapor ve çalışmaların Susurluk’tan Kestel’e kadar uzanan sistemin kırılmış olması gerektiğini ortaya koyduğunu kaydetti. Seyitoğlu, 1855 yılında iki depremin meydana geldiğini hatırlattı.

Fayın Kestel’den Yenişehir Ovası’nın iç kesimlerine doğru uzanan bölümünün ise 1855 yılında kırılmadığını değerlendirdiklerini belirten Seyitoğlu, fayların yıllık yer değiştirme miktarlarının, üzerlerinde biriken gerilmenin hesaplanması açısından önem taşıdığını söyledi.

Yapılan hesaplamalar doğrultusunda fay sisteminin 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Seyitoğlu, fayın ovanın bir ucundan diğer ucuna kadar uzandığına dikkati çekti.

Nusaybin’de Kaçak Elektrikle Kripto Para Üretimi
Nusaybin’de Kaçak Elektrikle Kripto Para Üretimi
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin farklı bölgelerinde de ovaları boydan boya geçen fayların bulunduğunu belirten Seyitoğlu, bu tür fayların varlığının genellikle meydana gelen depremlerin ardından yüzey kırıklarıyla belirginleştiğini aktardı. Bursa’da ise fayın ova içerisinde bulunduğunun deprem meydana gelmeden önce bilindiğini vurgulayan Seyitoğlu, bu bilgi doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması gerektiğini ifade etti.

UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu da depremin önemli bir konu olduğuna dikkati çekti. Osmangazi Belediyesi, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi ve Jeolojik Mirası Koruma Derneği tarafından ortaklaşa düzenlenen panele katılarak sunum yaptığını belirten Dostoğlu, etkinlik kapsamında Bursa ile ilgili konuları daha ayrıntılı inceleme ve çalışma fırsatı bulduğunu söyledi.

Deprem konusunun disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınmasının önemine işaret eden Dostoğlu, Türkiye’nin birinci, ikinci ve üçüncü derece deprem bölgelerinde yer aldığını, Bursa’nın da birinci derece deprem bölgesinde bulunduğunu belirtti.

Fay hatlarının değiştirilmesinin mümkün olmadığını ifade eden Dostoğlu, bu nedenle depremlere hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı. Dostoğlu, can ve mal kayıplarının en aza indirilmesi, insanların ve yapıların korunması için alınabilecek önlemlerin tarihi örneklerle birlikte panelde değerlendirildiğini kaydetti.