Öztürkmen, karın sadece bir su kaynağı değil, doğanın kendi kendini onardığı bir rehabilitasyon süreci olduğunu vurguladı.
Kış aylarının en kritik doğa olaylarından biri olan kar yağışı, tarımsal üretim ve toprak sağlığı için "hayat sigortası" niteliği taşıyor. Şanlıurfa ve bölge genelindeki tarımsal sürdürülebilirlik için karın stratejik önemine değinen Prof. Dr. Öztürkmen, beyaz örtünün toprağa ve bitkiye sağladığı üç temel faydayı sıraladı.
Erozyonun Önündeki Doğal Engel: Yavaş İnfiltrasyon
Kar yağışının sağanak yağmurlardan en büyük farkının toprağa nüfuz etme biçimi olduğunu belirten Öztürkmen, karın "aheste" bir tempoyla eridiğini ifade etti. Bu sürecin yüzey akışını engelleyerek verimli üst toprağın taşınmasını (erozyonu) önlediğini; aksine yararlı minerallerin korunarak toprağın derinliklerine taşındığını kaydetti.
Doğal Havalandırma ve Toprak Düzenleme
Donma-çözülme döngüsünün toprağın fiziksel yapısını iyileştirdiğini vurgulayan Öztürkmen, şu bilgileri paylaştı:
"Kış boyunca gerçekleşen bu döngü, doğanın kendi rehabilitasyon yöntemidir. Sıkışmış toprak katmanları bu sayede gevşer ve gözenekli bir yapıya kavuşur. Bu doğal havalandırma, bahar aylarında bitki köklerinin çok daha sağlıklı gelişmesini sağlar."
Stratejik Ürünlerde "Yorgan" ve "Soğuklama" Etkisi
Karın bitkisel üretimde bir koruyucu kalkan görevi gördüğünü belirten Prof. Dr. Öztürkmen, bölgenin ana ürünleri üzerindeki etkilerini şöyle detaylandırdı:
-
Hububatta Bereket: Kar, ekili alanlarda yorgan etkisi yaratarak genç fideleri dondurucu soğuktan korur ve kardeşlenmeyi teşvik eder.
-
Fıstık ve Zeytinde Verim: Antep fıstığı ve zeytin ağaçlarının ihtiyaç duyduğu "soğuklama süresi" kar ile karşılanır. Ayrıca kar, ağaç gövdelerinde kışlayan zararlı larva ve hastalık etmenlerini doğal yolla minimize ederek kimyasal ilaçlama ihtiyacını düşürür.
"Kar, Toprağın Yorganı Bitkinin Can Suyudur"
Açıklamasını bir çağrıyla tamamlayan Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, "Kar taneleri yere her düştüğünde hububatımıza bereket, fıstık ve zeytin ağaçlarımıza sağlık müjdeler. Ancak bu bereketten faydalanabilmek için toprağın yapısını bozacak yanlış müdahalelerden kaçınmalıyız. Toprak sağlığı yerinde olmayan bir coğrafyada suyun bereketi de sınırlı kalır. Gelin, bu beyaz örtünün kıymetini bilelim ve toprağımızı yarınlara el birliğiyle taşıyalım," dedi.



