Savaşın yalnızca coğrafi bir çatışma olmadığını vurgulayan Memitanlı, asıl yıkımın çocukların ruh dünyasında yaşandığına dikkat çekti.
Yazısında, savaş ortamının çocukların sinir sisteminde kalıcı etkiler bırakabileceğini belirten Memitanlı, yüksek sesler, ani kayıplar ve belirsizlik duygusunun çocuklarda kaygı, kabus, öfke patlamaları ve davranış değişiklikleri olarak ortaya çıkabileceğini ifade etti. Özellikle ekranlar aracılığıyla evlerin içine kadar giren savaş görüntülerinin, çocuk beyni tarafından gerçek ve yakın bir tehdit olarak algılanabileceğini vurguladı.
Memitanlı yazısında şu ifadelere yer verdi:
“Yetişkin için ihtimal olan şey, çocuk için gerçekleşebilir bir tehlikedir. Yoğun savaş haberine maruz kalmak; güven duygusunu zedeler, ayrılık kaygısını artırır, uyku düzenini bozar ve bedensel belirtileri tetikleyebilir.”
Çocukların dünyayı önce ebeveynlerinin yüzünden okuduğunu belirten Memitanlı, yetişkinlerin sakin ve güven verici tutumunun belirleyici olduğunun altını çizdi. “Savaşın siyasi nedenlerini anlamaları gerekmez. Ama güvende olduklarını hissetmeleri gerekir.” sözleriyle yazısını noktaladı.
📌 Yazının tamamını okumak için tıklayınız.



