Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin Beşyol Meydanı'nda düzenlediği mitingde vatandaşlara hitap etti.

Eşi Emine Erdoğan ile kürsüye gelerek meydanı dolduran vatandaşları selamlayan Erdoğan, sözlerine, "Biz Van'ı çok seviyoruz. Vanlı kardeşlerimizi çok seviyoruz. 14 Mayıs akşamı inşallah hep birlikte balkondan sesleniyor muyuz? Buna hazır mıyız? 14 Mayıs'a gümbür gümbür yürüyor muyuz?" diyerek başladı.

Yaklaşık bir yıllık aradan sonra yine Van'a geldiklerini dile getiren Erdoğan, "Son gelişimizde 'Gönül dünyadan geçer amma ki Van'dan geçmez' diyerek sizinle kucaklaşmıştık. Bugün yine aynı hissiyatla bir aradayız." ifadesini kullandı.

Van'ın, sadece Türkiye'nin yükselen yıldızı değil, aynı zamanda bölgesinde ve dünyada gıptayla takip edilen bir şehir haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Van, eskiden de buradaydı. Ama böylesine bir cazibe merkezi haline gelememişti. Biz her şeyden önce Van'ı terör örgütünün tasallutundan kurtardık. Hem bu şehirde yaşayan insanların hem buraya gelen ziyaretçilerin güven içinde, huzur içinde hayatını sürdürebileceği bir iklim tesis ettik. Terör örgütünün başını sadece burada değil, sınırlarımızın dışındaki inlerinde de ezdik. Kardeşlerim, devletinize güvenin, bize güvenin. Huzurunuza ve hatta namusunuza göz diken terör örgütü bir daha sizin kılınıza bile ilişemeyecek."

"Gabar, ayrı bir petrol zenginliğiyle anılacak"

Van depremini hatırlatan Erdoğan, o dönemki HDP'li belediye başkanının Van'ı susuzluğa mahkum ettiğini, Van depreminden sonra da adım atmadığını belirtti.

Erdoğan, şehir suyunun büyükşehir belediye başkanının sorunu olduğunu, HDP'li belediyenin bunu çözmediğini ve "Gelsin devlet yapsın" dediğini dile getirdi.

Van'ın susuzluğunu AK Parti iktidarının giderdiğini belirten Erdoğan, "Edremit'i 'Edremit', biz yaptık. Erciş'i 'Erciş', biz yaptık. Tuşba'yı 'Tuşba', biz yaptık. Nerede belediye? Belediye başkanı niye görevini yapmadı? Hani bunlar benim Kürt kardeşlerimi seviyordu. Bunlara inanıyor musunuz? Türk'üyle, Kürt'üyle biz yaratılanı yaratandan ötürü sevdik. Bizim dinimizde Türk, Kürt, Arap, şu, bu ayrımı yok. Biz sadece Allah için seviyoruz. Kürt kardeşlerimi de aynı anlayışla seviyoruz." şeklinde konuştu.

Alandaki bir vatandaşın elinde tuttuğu, "Artık Gabar terörle değil, petrol rezerviyle anılacak." yazılı pankartı okuyan Erdoğan, "Bunu kim yaptı? Yine biz yaptık. Bundan sonra Gabar, terörle anılmayacak. Bundan sonra Gabar, inşallah o bölgede ayrı bir petrol zenginliğiyle anılacak." dedi.

Karadeniz doğal gazının şu anda evlere ücretsiz verildiğini, yıl sonuna kadar da 25 metreküpe kadar olan kısmının ücretsiz olacağını dile getiren Erdoğan, "İşte bunları yaparsa AK Parti yapar. Ama bizi bu yolda yalnız bırakmayacaksınız değil mi? 14 Mayıs akşamı inşallah hep birlikte bir başka güleceğiz." dedi.

"Benim Kürt kardeşlerime leke sürmeyin"

Terör örgütünün siyasi uzantıları eski kara ve kanlı günlerin hayaliyle yaşamaya devam etse de bunun sona erdiğini kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yıllarca sizin ve evlatlarınızın canı ve geleceğini karartarak istismar siyaseti yapanların dönüp dolaşıp kimin arkasına takıldığını gördünüz değil mi? Diyarbakır Anneleri'nin acısını biliyorsunuz değil mi? Bunları Kandil'e kimler kaçırdı? 10 yaşında, 15 yaşında, 16 yaşındaki o kızlarımızı, o çocuklarımızı Kandil'e kimler kaçırdı. Bunlar ne diyorlar? 'Biz Kürt'üz.' Benim Kürt kardeşlerime leke sürmeyin. Bunların Kürtlükle alakası yok. Bunlar sadece vahşet kusuyor, vahşet. İnşallah 14 Mayıs'ta bunların hesabını sormaya var mıyız? Ben sizlere inanıyorum. Sizi Allah için seviyorum.

Gidip, Van'dakiler dahil Kürt kardeşlerimize her türlü zulmü yapan, her türlü insanlık suçunu işleyen CHP'ye şimdi payanda oldu. Düşünün, CHP gelip de burada miting yapabilir miydi? Kimle yaptılar? Şimdi bu hesabı sormak lazım. CHP'ye desteklerini hem de utanmadan, sıkılmadan, ahlaksızca 'Dişe diş kana kan' diyerek ifade edenlerin derdi Van olabilir mi? Vanlının huzuru ve refahı olabilir mi? Bu ülkenin başına bir CHP'li getirmek için sizin karşınıza geldiklerinde onlara bunun hesabını sormayacak mısınız? Ülkemizdeki herkes gibi Kürt kardeşlerin de hakkını, hukukunu, özgürlüğünü en geniş manada kullanabileceği demokrasi zeminini biz kurduk mu? Kurduk. Aynı şekilde, tüm şehirlerimiz gibi Van'ın da kalkınma eksiklerini yine biz tamamladık mı? Tamamladık."

"Bay bay Kemal ne söz verdi?"

Van'ı 2011 depreminin ardından adeta yeni baştan inşa ettiklerini belirten Erdoğan, bugüne kadar Van'da TOKİ kanalıyla 24 bin konutu bitirip sahiplerine verdiklerini belirtti.

"Şimdi de 3 bin 200 yeni konut, 250 yeni işyeri, 27 bine yakın altyapılı arsa vererek, Van'ı daha da güzelleştirecek bir hazırlığın içindeyiz." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bay bay Kemal ne söz verdi? Bu CHP'lilere, HDP'lilere sormak lazım, siz Van'a ne kazandırdınız, bir de onu söyleyin. Daha okulunu, hastanesini, sosyal yardımlarını, millet bahçelerini, bölünmüş yollarını, havalimanımızı, barajları, sulama tesislerini, organize sanayi bölgesini, doğal gazı saymıyorum bile... Çevre yolunun inşası sürüyor mu? İnşallah onu da seneye bitiriyoruz. Karadeniz limanlarını İran'a, Asya'ya, Orta Doğu'ya Van üzerinden bağlayan altyapı çalışmalarını süratle tamamlamakta kararlıyız.

Van'a 21 yılda ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Bunu özellikle bir kardeşiniz olarak, Türk'ü, Kürt'ü hepsini koyun bir kenara. Dedim ya yaratılanı yaratandan ötürü seviyoruz... 96 milyar liralık kamu yatırımını Van'a yaptık. Şimdi bunu katlayarak artıracağız."

"Hep eserlerimizle, hizmetlerimizle, yüreğimizdeki muhabbetle, heybemizdeki projelerle geldik"

Van'ı sevdikleri ve Vanlılara gönülden aşık oldukları için önlerine çıkartılan hiçbir engele itibar etmediklerini belirten Erdoğan, sadece işlerine baktıklarını söyledi.

Alandaki, "Van, memleketin sınır çizgisidir, Reis." pankartını okuyan Erdoğan, Van'a olan sevgisini şairin, "Aşık der ki serde ahuzarım var / Bahçesinde ayva ile narım var / İçinde bekleyen nazlı yarim var / Durmam buralarda, Van'a giderim Van'a." dizeleriyle anlattı.

Kendilerinin de her fırsatta Van'a geldiklerini belirten Erdoğan, "Hep eserlerimizle, hizmetlerimizle, yüreğimizdeki muhabbetle, heybemizdeki projelerle geldik. Bir de onlara sorun, 'Siz neyle geldiniz buraya, ne getirdiniz' diye bir sorun, CHP'sine sorun, HDP'sine sorun. Sorun bunlara. Hiç getirdikleri bir şey yok, hiçbir zaman da bir şey getirmeyecekler bunu bilin. Çünkü biz, birileri gibi köken ve mezhep ayrımcılığı değil eser ve hizmet siyaseti yapıyoruz. Çünkü biz birileri gibi evlatlarımızı PKK veya FETÖ terör örgütlerine, LGBT denen sapkınlara teslim etmenin hesabını değil, aile yapımızı güçlendirmenin siyasetini yapıyoruz." dedi.

CHP, İYİ Parti ve HDP'nin LGBT'yi desteklediğini belirten Erdoğan, "O yanlarında da yavrucuklar var. Onlar 'Biz LGBT'ci değiliz', diyebiliyorlar mı? Fakat AK Parti'nin kitabında LGBT yok, MHP'de yok, Cumhur İttifakı'nda asla böyle bir şey yok. Çünkü biz ailenin kutsiyetine inanıyoruz. Ailelerimize leke sürülmesini asla kabul etmiyoruz. Biz, bunların mücadelesini verirken, bölücü örgütün güdümündeki partinin mensupları da onların Cumhurbaşkanı yapmak için uğraştıkları kişi de ne yapıyordu biliyor musunuz; attığımız her adıma karşı çıkıyorlardı, yaptığımız her işi engellemeye çalışıyorlardı, başladığımız her projeyi durdurmak için çırpınıyorlardı." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, alana kurulan ekranlardan Millet İttifakı'nın bazı açıklamalarına ilişkin videoyu izletti.

"Bu iş Türk- Kürt, Alevi-Sünni meselesi değil, insanlık meselesi"

Videodaki Selahattin Demirtaş'ın açıklamaları üzerine konuşan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu gördüğünüz Selo, benim Kürt kardeşlerimin, 51 Kürt kardeşimin Diyarbakır'da ölümüne neden oldu. Şimdi ne diyor bay bay Kemal; 'Gelince onu çıkartacağız' diyor. Bu iş Türk- Kürt meselesi değil, Alevi-Sünni meselesi değil, insanlık meselesi, insanlık. Ancak biz iktidarda olduğumuz sürece adalet yerini bulacaktır. Biz iktidarda olduğumuz sürece benim o 51 Kürt kardeşimin canına kıyanlara biz 'Cezaevinden çık' demeyiz. Hepsi hesabını ödeyecek. İşte masa bu, masanın etrafındakilerin çapı, niyeti, söylemi işte bu. Gerçi bu masa, siyasetin en meşru hakkı olan işbirliği masası, müzakere masası olmaktan çıkalı çok oldu. Bu bay bay Kemal. Bu var ya bu, Savaş Ay sağ olsa da onun bu yaptıklarını, SGK'nın başında olduğu zamanı anlatsa."

Erdoğan, hastanelerin şimdi "pırıl pırıl" olduğuna işaret ederek, Van'a bir hastane daha yapılacağını ifade etti.

Altılı masayı, yürümeye yeni başlayan çocukların kullandığı örümceğe benzeten Erdoğan, şunları kaydetti:

Kamu harcamalarında yapay zeka dönemi Kamu harcamalarında yapay zeka dönemi

"Herhangi bir istikameti, rotası, menzili olmadığı için ne tarafa iterseniz o tarafa gidiyor. Direksiyonda Kılıçdaroğlu gözüküyor ama öyle değil. Onun görevi sadece mutfakta video çekmek, sahnede kalp yapmak, sağa sola gülücük dağıtmak. Masanın etrafındakilerden hangisi sabah erken kalkıp ayaklanırsa, örümcek o tarafa doğru yöneliyor. Sonra masanın bir başka ortağı sesini yükseltiyor, bu defa istikamet oraya dönüyor. Ardından bir başka ortak gürlüyor, hop bu defa da ayaklar o tarafa doğru çekiyor. Hani 'Baş belirsiz, meydan ıssız' diye bir söz var ya, işte tam da öyle bir durum var. İpin ucu başkalarının elinde olunca bunlar kendilerine tanınan hareket alanında sürekli bir tarafa savruluyor."

"Attığımız adımlara çelme takmanın kime ne faydası var?"

Alandaki bir vatandaşın, "6+1, reis etmiyor" sözlerini yineleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Elbette masada ne yaptığını bilenler de yok değil. Mesela bölücü örgütün elebaşları ve onların siyasi uzantıları, hatırlayınız çözüm sürecinde her türlü riski alarak ülkemizin 40 yıllık terör sorununu bitirmek istediğimizde, uzattığımız eli ısıran bunlar değil miydi? Suriye'deki iç karışıklıklar sırasında provokasyonlarla sokaklarda benim Kürt kardeşlerimin kanlarını oluk oluk akıtan bunlar değil miydi? Bugün de ülkemizi Suriyelileştirmek için can atan bunlar değil mi? Soruyorum size, tüm bu ihanetlerin neresinde Van var? Tüm bu acıların neresinde benim Kürt kardeşlerim var? Tüm bu istismarların neresinde ülkenin ve milletin menfaati var? Bu ülkenin 85 milyon vatandaşının her biri tarihinin en güvenli, huzurlu, rahat, müreffeh dönemini yaşarken Türkiye'yi yeniden eski karanlık günlerine geri döndürmenin kime ne faydası var? Türkiye'yi her alanda gelişmiş ve müreffeh bir ülke haline getirmek için attığımız adımlara çelme takmanın kime ne faydası var; Size bir faydası yok, milletimize bir faydası yok, ülkemize bir faydası yok. Ama birileri kandan, kavgadan, kaostan, cehalet ve sefaletten beslendiği için onların bu tabloya çok ihtiyacı var. Daha geçen gün Çanakkale'de kahvehane basıp adam döverek, yurt dışında oy kullanmaya giden vatandaşlarımıza saldırarak, asıl niyetlerini hemen gösterdiler."

"Van'ın tercihinin Türkiye Yüzyılı olacağından hiçbir şüphem yok"

Masanın bir diğer bilinçli ve ortada pek gözükmeyen ortağı FETÖ'nün de ne yaptığını çok iyi bildiğine işaret eden Erdoğan, "Ötekilerin durumu ise hak getire, tam bir trajedi. Geçmişlerini ve kendilerini inkar pahasına düşmüşler Kılıçdaroğlu'nun peşine, nereye doğru gittiklerini bile bilmiyorlar. 14 Mayıs'ta işte bu iki tablodan hangi istediğinize karar vereceksiniz. Tercihinizi, Türkiye'nin güven, huzur, refah içinde güçlü bir şekilde yoluna devam etmesini isteyen bizimle, yeniden koalisyon, kavga, baskı zulüm peşinde koşanlar arasında yapacaksınız. Van'ın tercihinin Türkiye Yüzyılı olacağından yana hiçbir şüphem yok." diye konuştu.

Erdoğan, alandakilere, "Van, 14 Mayıs'ta çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyor muyuz? Van, 14 Mayıs'ta 21 yıllık kazanımlarımızı daha da ileriye taşıyor muyuz? Van, 14 Mayıs'ta Türkiye Yüzyılı'nın inşası için 'Bismillah' diyor muyuz? Van, 14 Mayıs'ta Türkiye Yüz Yüzyılı için doğru adımlarla yola devam diyor muyuz?" sorularına "Evet" yanıtına alan Erdoğan, "Allah sizlerden razı olsun. Van'a da bu yakışır." dedi.

Cumhuriyetin ilk asrının, Türkiye'nin kuruluşu yanında pek çok siyasi, ekonomik ve sosyal çalkantıyla geçtiğini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bugün dönüp baktığımızda bu istikrarsızlıkların hiçbirinin de tesadüf olmadığını, kendi kendine yaşanmadığını görüyoruz. Ülkemizi iç mücadeleleriyle oyalayanlar, kendi güvenlik ve refahları için tüm dünyanın kaynaklarını sömürdüler. Ne zaman ki biz demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla aradaki farkı kapattık, işte o zaman bunları bir telaş sardı. Gezi'yle sokakları, Çukur eylemleriyle mahalleleri, terör saldırılarıyla güvenliğimizi, darbe girişimleriyle milli iradeyi, finansal tuzaklarla ekonomimizi hedef aldılar. Allah'ın yardımı ve milletimizin, Vanlı kardeşlerimizin desteğiyle tüm bu saldırıları göğüsledik, akamete uğrattık. Bununla yetinmedik, sınır ötesi harekatlarla, yeni ekonomi programlarıyla, savunma sanayi ve enerji yatırımlarıyla Türkiye Yüzyılı'na hazırlık yaptık."

Erdoğan, alandakilere 21 yılda yaptıkları icraatların yer aldığı videoyu izletti.

"Gabar'daki petrolü de inşallah vatandaşımıza en uygun şartlarda vereceğiz"

İktidarları dönemindeki başarılarının "birilerinin kabusu olduğu"nu ifade eden Erdoğan, "Okul yaparız, üniversite açarız, 'Eğitimi ayağa düşürdünüz.' derler. Hastane yaparız. Kaliteli sağlık hizmeti veririz. Kovid salgını gibi bir krizin üstesinden geliriz. 'Milleti hasta ettiniz.' derler. Yol yaparız, köprü, tünel, havalimanı, hızlı tren hattı yaparız. 'Millet bunları mı yiyecek?' derler. Ya köprü yenir mi, havalimanı yenir mi? Ama biz onları bay bay Kemal'e bırakıyoruz. Afiyet olsun. Karadeniz'de gaz, Gabar'da petrol buluruz. 'Milleti kandırıyorsunuz.' derler." diye konuştu.

Doğal gazın vatandaşa bir ay, bir yıl boyunca da 25 metreküpünün ücretsiz verileceğini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Gabar'daki petrolü de inşallah vatandaşımıza en uygun şartlarda vereceğiz. Ülkemizin ilk yerli ve milli otomobilini yaparız. Gözlerinin önündeki ürüne 'Hani nerede?' derler. Bay bay Kemal, Gemlik'te fabrika. Hadi git. Niye gitmiyorsun? Meral Hanım sen niye gitmiyorsun? Gidemezler. Gittikleri anda maskeleri düşecek. Çünkü bunların bu ülkede dikili bir taşı yok. Uçak yaparız, helikopter yaparız yüksek teknoloji ürünü nice projeyi gerçekleştiririz 'Ne gerek vardı?' derler. Konut yaparız, baraj yaparız sulama tesisi yaparız, her birine takmadık kulp bırakmazlar. İstihdamda, üretimde, ihracatta rekorlar kırarız, sevinecekleri yerde karalamaya çalışırlar. Sosyal yardımlarla devletimizi kimsesizlerin kimsesi haline getiririz, yardım alan insanları 'makarnacı, kömürcü' diye aşağılarlar. Dış politikada onurlu bir duruşla ülkemize güç, milletimize gurur kazandırırız, gidip bizi yabancılara şikayet ederler. Şayet 14 Mayıs'ta Türkiye Yüzyılı hayalimize sahip çıkmazsak daha onlarca, yüzlerce örneğini verebileceğimiz işte bu zihniyet, ülke tepesine bir kara bulut gibi çökecek."

Türkiye'nin kendi iktidarlarından önceki 70 yıl boyunca bunların hepsini CHP ile yaşadığını, geçmişleri bu olduğu halde bugün başka şeyler söylediklerini belirten Erdoğan, "Her seçim dönemi olduğu gibi 14 Mayıs öncesi de değer istismarcıları, vaat bohçacıları, kifayetsiz muhterisler ortalığın tozunu dumana katıyor. Aman Allah'ım atıyorlar, tutuyorlar, kırıyorlar, kapatıyorlar. Tehdit ediyorlar. Dillerinin ucuna ne gelirse söylüyorlar. Mazilerindeki utanç tabloları gerçek ama seçim dönemlerinde verdikleri vaatlerin hepsi yalan." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting alanında gösterilen "Denizlerde TCG, yeryüzünde Togg, gökyüzünde KAAN, sandıkta Erdoğan", "Gurur tablomuz Kızılelma, Togg, TCG Anadolu, Hürjet, Karadeniz doğal gazımız, Şehit Aybüke Yalçın-1 petrol sahamız" yazılı pankartları okudu.

"Hepsinin de ortak özelliği başarısızlıktır, batırmaktır"

Muhalefetin son mahalli seçimlerde ekmekten süte, sudan ulaşıma, internetten traktöre her şeyi bedava yapacakları üzerine namus sözü verdiklerini anımsatan Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na da İstanbul'dan daha çok başka şehirlere gittiği eleştirisinde bulundu.

Yeni projeler başlatamayan muhalefet belediyelerinin teslim aldıkları yarım kalan işleri bile sürdüremediklerini kaydeden Erdoğan, her şey gibi bu ülkeye, bu millete, bu şehirlere hizmet etmenin bir nasip meselesi olduğunu, "nasipsiz ve tembel" olan muhalefetin beş keçiyi kaybedecek kadar "beceriksiz" olduğunu söyledi.

"Hepsinin de ortak özelliği başarısızlıktır, batırmaktır." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Allah göstermesin ülkenin başına gelseler yarın öbür gün işçi, memur, emekli, ay sonunda maaşını alıp almayacağını bilemeyecek. Geçmişte CHP, memurlar maaş alamadılar. Sanayici, tüccar, esnaf önünü göremeyecek, elindekinden olacak. Yeni bir şeyi yapamayacakları gibi bizim kendilerine bıraktıklarımıza da sahip çıkamayacaklar. Zaten bunlara verilen görev de bu. Karadeniz gazının vanasını kapatmak. Gabar petrolünün üzerine beton dökmek. Togg'u rafa kaldırmak. Yahu çıkmış utanmadan sıkılmadan ne diyor biliyor musun? Hani bizim S400 vardı ya Amerika'nın 'Kaldırın bunu.' dediği. Şimdi bu ne diyor? 'S400'leri biz depoya alacağız.' Kim diyor bunu? Bay bay Kemal. Ya bay bay Kemal, en güçlü savunma silahının depolara kaldırılmasına asla bu millet müsaade etmeyecektir. Köprüleri, tünelleri, hızlı tren hatlarını, otoyolları işlemez hale getireceklermiş. Teknoloji projelerimizin kapısına kilit vuracaklarmış. İHA'yı, SİHA'yı, Akıncı'yı, Kızılelma'yı, onların da önünü keseceklermiş. Ülkemizi yeniden üç, beş dolar için birilerine el açar duruma getirecekler. Evet, bunların yapacağı sadece budur."

"Proje diye millete yutturmaya kalkıyorlar"

Arada bir somut proje söylediklerini, altını kazınca hepsinin çalıntı çıktığını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bizim yıllar boyunca hazırlığını yaptığımız, son aşamasına getirdiğimiz işleri bir yerlerden duyup, 'proje' diye millete yutturmaya kalkıyorlar. Mesela en son çıkıp Adana'da Petrokimya Özel Ekonomi Bölgesi kuracağından söz ediyor. Ya biz orayı yıllar öncesinden enerji ihtisas bölgesi ilan ettik, bay bay Kemal. Kurduğumuz boru hatlarıyla Ceyhan'ı dünyanın önde gelen enerji hatlarından biri haline getirdik. Yumurtalık'ta 12 milyar dolarlık bir petrokimya yatırımıyla ilgili süreç tamamlanmak üzere. Ayrıca her biri milyar dolarla ifade edilen başka yatırımlar da var. Biz, bunlar gibi ülkemizin değerlerini, yabancılara peşkeş çekmenin değil, kendi insanımıza kazanca dönüştürmenin sözünü veriyoruz. Biz, Atatürk Havalimanı'nı TEKNOFEST'le, Millet Bahçesi'yle, teknoloji geliştirme merkezleriyle, ülkemizin gururu haline getiriyoruz. Onlar burayı karanlık ilişkili şirketlere peşkeş çekeceklermiş. Bunlarda yalan bitmez. 'Takdirden öte murat olmaz.' derler. Herkes gönlündekini ister. Sonunda takdir neyse o olur. Biz, Rabbimizin takdirine, milletimizin ferasetine ve desteğine güveniyoruz."

Yeni dönemde mevcut kazanımların üzerine oturup kalmayacaklarını dile getiren Erdoğan, Türkiye Yüzyılı için hazırladıkları seçim beyannamesinde yüzlerce, binlerce yeni proje bulunduğunu aktararak, bu projelerden bazılarının anlatıldığı videoyu izletti.

"Ülkeyi yokluk ve zulüm günlerine döndürmek isteyenlere meydan vermeyeceğiz"

Ülkeyi, eserle ve hizmetle geleceğe hazırlamanın peşinde olduklarını belirten Erdoğan, ülkeyi yeniden eski yokluk ve zulüm günlerine döndürmek isteyenlere meydan vermeyeceklerini söyledi.

Teröründen LGBT'sine kadar nice sinsi niyetlerle gençlerin geleceğine göz dikenlere fırsat vermeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Benim Vanlı Kürt kardeşlerimden LGBT'ci olur mu? Soruyorum olur mu? Çünkü benim Vanlı Kürt kardeşim ailenin kutsiyetine ne yapar, inanır. Bizde aile kutsaldır, ailenin kutsiyetine el dokundurtmayız. Kandil'dekiler, Diyarbakır annelerinin yavrularını kaçırabilirler ama benim Kürt kardeşlerim buna müsaade etmez. Türkiye Yüzyılı'nın ışığını söndürmek isteyenlere eyvallah etmeyeceğiz. Van'dan aldığımız şu güç ve destekle Allah'ın izniyle 14 Mayıs'ı yeni bir demokrasi şölenine, yeni bir kalkınma atılımına döndürmekte kararlı mıyız? Bir sonraki buluşmamızı, inşallah seçim zaferimizin sevincini paylaşmak için yapacağız. Ama bunun için çok çalışmamız lazım.

Biliyorsunuz benim her zaman bir sözüm var. Kale içeriden fethedilir. Ne demek bu? Yani kaleyi kadınlar fetheder kadınlar. Buna hazır mıyız, ana kademe buna hazır mıyız? Gençler buna hazır mıyız? Bu meydanda bulunan ve bizleri çeşitli mecralardan dinleyen, takip eden tüm kardeşlerime sesleniyorum. Her birinizden seçim gününe kadar hala tereddütte olan veya sandıkta başka tercihlere meyleden bir akrabanıza, komşunuza, dostunuza ulaşmanızı istiyorum. Türkiye'nin geleceği için bu seçimin ne kadar önemli olduğunu onlara anlatmanızı ve mutlaka gönlünü kazanarak sandıkta desteğini almanızı bekliyorum. Bunu başardığımızda emin olun o sandıklar gerçekten patlayacak. Rabbim yar ve yardımcımız olsun."

Notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Van’da, vatandaşların yoğun sevgi gösterileriyle karşılandı.
Vanlılar, Erdoğan'a havalimanından kent merkezine gelinceye kadar ellerinde Türk bayrakları ve tezahüratlarla sevgi gösterisinde bulundu. Erdoğan ise kendisini bekleyen vatandaşları otobüsten selamladı.

Türk bayraklarıyla süslenen Beşyol Meydanı'nı dolduran vatandaşlar da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tezahüratlarla karşıladı. Erdoğan, konuşması öncesi eşi Emine Erdoğan ile kürsüden vatandaşları selamladı.

Erdoğan'ın konuşmasının ardından AK Parti Van milletvekili adayları, sahneye tek tek çağrılarak vatandaşlara tanıtıldı.

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve AK Parti il yöneticilerinin de yer aldığı programda Erdoğan, milletvekili adaylarıyla vatandaşları selamladı.

Erdoğan, Van'dan ayrılırken, "Şimdi Erzurum'a yolcuyuz. Biz Van'ı çok seviyoruz. Durmak yok yola devam. Dokuz günümüz kaldı. Durmuyoruz değil mi? Gümbür gümbür sandıklara gidiyoruz değil mi?" ifadelerini kullandı.

Editör: TE Bilisim