Yeni düzenlemeyle domuz ve böcek kaynaklı aroma vericilerin yanı sıra aroma verme özelliğine sahip bazı gıda bileşenlerinin ve üretimde kullanılan kaynak materyallerin gıdalarda kullanılması yasaklandı. “Doğal aroma” ifadesinin kullanılabilmesi için ise en az yüzde 95 oranında kaynak şartı getirildi.
Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni yönetmelikle gıda sektöründe tat ve koku amacıyla kullanılan aroma vericilerin üretimi, piyasaya arzı ve etiketlenmesine ilişkin kurallar yeniden düzenlendi. 29 Aralık 2011 tarihli önceki yönetmelik ise yürürlükten kaldırıldı.
DOMUZ VE BÖCEK KAYNAKLI AROMALAR YASAKLANDI
Düzenlemede aroma vericilerin elde edildiği kaynaklara ilişkin yeni hükümler yer aldı.
Buna göre, domuz ve böcek kaynaklı aroma vericiler ile aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri ve bunların üretiminde kullanılan kaynak materyallerin gıdalarda kullanımına izin verilmeyecek.
Kapsam yalnızca doğrudan kullanılan aroma maddeleriyle sınırlı tutulmadı. Aroma verici preparatlar, ısıl işlem aroma vericileri, tütsü aroma vericileri, aroma öncülleri ve bunların üretiminde kullanılan kaynak materyaller de düzenleme kapsamında değerlendirildi.
Tarım ve Orman Bakanlığının Mayıs 2026’da yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği kapsamında da domuz ve böcek kaynaklı yeni gıdalar için başvuru veya bildirim kabul edilmeyeceği ve bu ürünlerin yeni gıdalar listesine alınamayacağı düzenlenmişti.
“DOĞAL AROMA” İFADESİ İÇİN YÜZDE 95 KAYNAK ŞARTI
Yeni yönetmelikle etiketlerde kullanılan “doğal” ifadesinin hangi şartlarda kullanılabileceği de yeniden tanımlandı.
Bir aroma vericinin belirli bir gıda, gıda grubu veya bitkisel ya da hayvansal kaynakla ilişkilendirilerek “doğal” şeklinde tanımlanabilmesi için aroma verici bileşenin tamamının veya ağırlıkça en az yüzde 95’inin belirtilen kaynaktan elde edilmesi gerekecek.
Düzenlemeyle aroma kaynağı konusunda tüketicinin yanıltılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
ALKOLLÜ İÇKİ İSİMLERİYLE PİYASAYA SUNULAMAYACAK
Yönetmelik kapsamında bulunan aroma verici ürünlerin herhangi bir alkollü içki adı ya da alkollü içki kategori adı kullanılarak piyasaya arz edilmesine izin verilmeyecek.
Perakende işletmelerde tüketicinin isteği doğrultusunda servis edilen veya ambalajlanan gıdalarda da aroma vericilerin tüketiciyi yanıltacak biçimde kullanılmasının önüne geçilecek.
ETİKETLERDE ÜRÜNE İLİŞKİN BİLGİLER YER ALACAK
Son tüketiciye doğrudan sunulmayan aroma vericilerin ambalaj veya kaplarında ürünün “aroma verici” olduğunun açıkça belirtilmesi gerekecek.
Bunun yanı sıra etiketlerde ürünün gıdada kullanımına ilişkin bilgiler, parti numarası, üretici veya dağıtıcının adı ve adresi, net miktarı ile tavsiye edilen tüketim tarihi veya son tüketim tarihinin bulunması gerekecek. Kullanımı belirli miktarlarla sınırlandırılmış maddeler bakımından da gerekli kullanım bilgileri etikette açık şekilde gösterilecek.
10 AROMA MADDESİ İÇİN KRİTİK TARİH: 31 ARALIK 2026
Yönetmelikte bazı aroma verici maddeler için geçiş sürecine ilişkin hükümler de yer aldı.
FL 04.029, FL 05.100, FL 05.175, FL 05.222, FL 15.029, FL 15.030, FL 15.060, FL 15.119, FL 15.130 ve FL 15.131 numaralı 10 aroma verici madde, 31 Aralık 2026’dan itibaren piyasaya arz edilemeyecek ve gıda üretiminde kullanılamayacak. Bu maddeleri içeren gıdaların ithalatına da izin verilmeyecek.
Söz konusu maddelerin önemli bölümünün Avrupa’daki aroma verici madde listelerinden de çıkarıldığı belirtildi. Sekiz aroma maddesine ilişkin süreçte işletmelerin talep edilen ilave bilimsel verileri sunmadığı ve başvurularını geri çektiği ifade edilmişti.
FL 04.029 kodlu benzene-1,2-diol 2024’te, FL 05.100 kodlu 4-methyl-2-phenylpent-2-enal ise 2025’te Avrupa Birliği’nin izin verilen aroma maddeleri listesinden çıkarılmıştı.
MEVCUT ÜRÜNLER RAF ÖMRÜNÜ TAMAMLAYABİLECEK
Gıda işletmelerinin yeni düzenlemeye 31 Aralık 2026’ya kadar uyum sağlaması gerekecek.
Geçiş sürecinden önce piyasaya arz edilen ürünler ise belirlenen koşullara uymaları halinde raf ömürlerinin sonuna kadar piyasada bulunabilecek.
Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden gıda işletmeleri hakkında 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında idari yaptırım uygulanabilecek.





