YEREL SEÇİMLER ve ŞANLIURFA’da DURUM

Herkes durduğu yere ve baktığı noktaya göre bir değerlendirme yapıyor. Olaylara ve durumlara buna göre bir anlam veriyor. Bu anlamlandırma bazen bizi korkutuyor, ürkütüyor, bazen de sevindirip mutlu ediyor. Buraya kadar her şey doğal ve normal görünüyor değil mi? Elbette öyle. Ancak sorun bundan sonra başlıyor. İnsanların çoğunluğu bu baktığı yeri, gördüklerini ve bunlara verdiği anlamı herkesin kabul edip benimsemesini istiyor. İşte bu her zaman mümkün olmuyor ve anlaşmazlıklar buradan çıkıyor.

Konu siyaset ve seçim olunca işler daha da karışıyor. Tarafı belli olanlar bu taraftar kimliklerini öne çıkarıyor. Desteklediği parti veya adayın buna göre kabul görmesini istiyor. Demokratik ve nezaket çizgisinde kalındığı sürece bu olması gereken zaten bu. Yeter ki çizgi aşılmasın, ifrat ve tefrite düşülmesin. Elbette herkes benimsediği ve sevdiği adayı ya da partiyi veya lideri destekleyecek. Bunda yadırganacak bir şey yok.

Burada benim sık sık karşılaştığım ve bazen yadırgadığım bir husus var:

Bir partiyi ve adayı destekleyen taraftar diğeri için oldukça karamsar bir tablo çiziyor ve sürekli kötülüyor. Ne yaptı ki! diyor. Yapılan hiçbir şeyi beğenmiyor veya görmezden geliyor. İyi yapılmış olanı da karalıyor. Şurası eksik dese bir şey demeyeceğim ama hiçbir şey yapmadı demek biraz insafsızlık oluyor bence. Siyaset bu hale getirilince bundan herkes zararlı çıkar bence. İyi yapılanı takdir etmek bir erdemdir. Eksiği ve yanlışı da çözüm amaçlı konuşmak bir erdemdir.

Şimdi yerel seçim süreci hızla ilerliyor. Adayların tamamı merkez ve ilçelerde çalışıyor. Herkes kendi tanıtımını yapmaya gayret ediyor. Hizmet döneminde eksik olan vatandaşa dokunmak bu seçim sürecinde biraz daha öne çekilmiş durumda. Yani seçmenin ayağına daha çok gidiliyor. Daha önce de yazdım bizim için önemli olan Şanlıurfa’nın kazanması. Bu bakımdan biz taraftar gibi değil Şanlıurfa’yı seven objektif bir bakış açısı ile söylüyoruz sözlerimizi.

Büyükşehir’de Zeynel Başkanın 1. Hizmet döneminde yaptığı ve başardığı güzel işler var. Kazanırsa bunlara yenilerini ekleyecek, eksiklerini tamamlayacak ve yoluna devam edecektir. Yeniden Refah Partisi’nden Büyükşehir Başkan Adayı olan Kasım Gülpınar da çok farklı ve özel bir çalışma yürütüyor. Kendisini sevenler ve başkan olmasını isteyenlerin enerjisi Gülpınar’ın en büyük gücü. Ciddi bir siyasi deneyimi olan Kasım Gülpınar kampanyasını kişiselleştirmeden ve kimseye hakaret etmeden sürdürüyor. Bu da takdirle karşılanıyor. Zeynel Başkan da şu ana kadar kimseye hararet etmedi ve bu siyasi mücadeleyi çirkinleştirmedi. Bu da önemli bir kazanım bence.

Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat kendi ilçesindeki hizmetleri, iletişimi ve samimi yaklaşımları ile öne çıkıyor ve Haliliye şu anda AK Parti için kazanılması en garanti ilçe pozisyonunu koruyor.

Karaköprü’de Metin Baydilli yeniden aday gösterilmesinin sorumluluğunu bilen bir isim. Başarılı hizmetlerine devam etmek istiyor ve çalışmalarını buna göre yürütüyor. Eyyubiye’de YRP’nden aday olan eski başkan Mehmet Ekinci oldukça iddialı. Kendi döneminde yaptıklarına bu seçimi kazanarak devam etmek istiyor. Aynı şekilde Akçakale’de YRP’ne geçen ve oradan aday olan mevcut başkan Mehmet Yalçınkaya’da seçimi kazanarak projelerine devam etmek istiyor ve seçimi kazanma konusunda oldukça iddialı.

Ceylanpınar’da AK Parti adayı Seyithan Atilla yeni bir isim. Ailesi Ceylanpınar’ın tanınan, bilinen ve siyasette etkili olan Atilla ailesi. Seyithan Atilla da genç ve dinamik bir avukat. Ceylanpınar’ın kazanımı olarak bakılıyor.

Birecik’te AK Parti adayı mevcut başkan Mahmut Mirkelam. Kendisi aday olmayı istemediği halde Cumhurbaşkanı tarafından bu görev ona verildi. Kişiliği ve Birecik için yaptıkları ile öne çıkan Mirkelam seçimin kazananı olmak konusunda iddialı. Birecik’te aday olmayan işadamı Mehmet Üzümcüoğlu ciddi bir duruş sergileyerek AK Parti’li olduğunu ve çizgisinden taviz vermeyeceğini ifade etti ve çok takdirle karşılandı.

Yine Harran’da Mahmut Özyavuz, Halfeti’de ise Şeref Albayrak’ta ipi tekrar göğüsleyecek iki aday.

Biz her zaman olduğu gibi iyi yapılanı alkışlayıp takdir etmeye devam edeceğiz. Varsa eksikleri, yanlışları çözüm amaçlı olarak dile getireceğiz. Şu anda şehirde hakim olan hoşgörü ve huzur ortamının bozulmasını istemiyoruz. Herkesi bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Sonuçta adaylardan birisi kazanacak.

Kazanan vefa, hoşgörü, muhabbet, anlayış, diyalog ve huzur olsun.

Kazanan Şanlıurfa olsun…